Uzmanlar ‘patlamış mısır beyni’ dedi… Sosyal medyaya dikkat

Teknoloji geliştikçe, sosyal medya platformlarının kullanımı yayıldıkça etkilerini görmemek kaçınılmaz bir hal aldı. Bir işi yaparken konsantre olmakta zorlanma, telefonu bir türlü bırakamama, ekranı kaydırmaktan kendini alamama, paylaşımlar karşısında zaman zaman bunalma…

Bütün bunlar aslında çağımızın yeni bir rahatsızlığına işaret ediyor olabilir: Patlamış mısır beyni.

Aslında bu terim pek de yeni değil; ilk olarak 2011 yılında Washington Üniversitesi Araştırmacısı David Levy tarafından icat edildi.

Ancak hayatlarımız daha dijital hale geldikçe, bu hastalık daha fazla görülür oldu. Şimdi akıl sağlığı uzmanları da bu fenomenle mücadele etmenin yeni yollarını paylaşıyor.

Klinik psikolog Dr. Daniel Glazer, sorunu şu şekilde tanımlıyor: “Patlamış mısır beyni, dikkatimizin ve odaklanmamızın mısır tanelerini patlatmak gibi hızla bir şeyden diğerine atlama eğilimini ifade ediyor.”

Bu sendromun etkileri ise araştırmalarla sık sık ortaya çıkıyor. Örneğin bir araştırma, dünya nüfusunun yüzde 62,3’ünün sosyal medya kullandığını ve geçen ay ortalama günlük kullanımın 2 saat 23 dakika sürdüğünü gösterdi.

KAYGI VE TÜKENMEŞLİK HİSSİNİ ARTIRIYOR

Psikolog Dannielle Haig de sendromun gerçekleşme nedenini anlattı. Haig; yeni gönderiler, uyarılar, etkileşimler ve reklamlar arasında gezinmenin, beyni ödüllendiren ve döngüyü besleyen küçük bir dopamin salınımını tetiklediğini söyledi. Haig, “Zamanla, bu sürekli dikkat talebi ve görevler arasındaki hızlı geçiş, zihinsel huzursuzluk hissine veya beynin herhangi bir göreve odaklanmayı uzun süre sürdürmekte zorlanmasına neden olabilir” diye açıkladı.

Irvine’deki Kaliforniya Üniversitesi tarafından yapılan bir başka araştırma da sendromun yıllar içinde kullanıcılar üzerindeki etkisine dikkat çekti. Araştırmaya göre; başka bir şeye geçmeden önce herhangi bir ekrandaki ortalama dikkat süresi 2004’te 2,5 dakikadan 2012’de 75 saniyeye, günümüzde ise 47 saniyeye düştü.

Araştırmalar, sürekli dijital uyarının beyin performansını etkilediğini gösteriyor. Ve beyindeki sinir yollarının çoklu görev, hızlı bilgi işleme taleplerini karşılamak için sürekli yeniden yönlendirildiğini öne sürüyor.

Haig, bu durum nedeniyle içerikle derinlemesine ve düşünceli bir şekilde etkileşime girmede zorlanma, öğrenmeyi potansiyel olarak olumsuz yönde etkileme gibi sorunların yaşanabileceğini belirtiyor.

Ayrıca Haig; patlamış mısır beyninin sosyal etkileşimleri, sabrı, duygusal refahı ve üretkenliği olumsuz etkileyebileceği, kaygıyı ve tükenmişlik hissini artırabileceği konusunda da uyarıyor.

Peki patlamış mısır beyni sendromunu önlemek için neler yapılabilir? Haig ve Glazer birkaç öneride bulunuyor:

– Teknoloji kullanımını belirli zamanlarla sınırlayın ve beynin dinlenmesine ve yeniden şarj olmasına izin vermek için dijital detoks yapın.

– Meditasyon yapmak, doğanın tadını çıkarmak, egzersiz yapmak, okumak ve sanatla uğraşmak gibi ekransız etkinliklere katılın.

– Beyninizi sürekli çoklu görev yapmama konusunda eğitmek için tek bir göreve odaklandığınızdan emin olun.

– Sosyal medya kullanımında kontrolü yeniden ele almaya çalışmak için uygulamaları periyodik olarak silin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx